Yozgat


Emine Bulut'un adına kütüphane yapıldı
Kırıkkale’de, eski eşi tarafından öldürülen Emine Bulut’un adı, memleketi Yozgat’ta, Sorgun ilçesine bağlı Erkekli köyündeki kütüphanede yaşatılacak.
Köy muhtarı Arif Uzun yaptığı açıklamada, Türkiye’de işlenen kadın cinayetlerine dikkati çekmek amacıyla böyle bir kütüphane oluşturduklarını söyledi.
‘BU CİNAYET KÖYÜMÜZÜ YASA BOĞDU’
Arif Uzun, kütüphanenin kurulmasında Sorgun Kaymakamı Bahadır Güneş ve İl Milli Eğitim Müdürü Yusuf Yazıcı başta olmak üzere, belediye başkanları, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin Ekinci ve öğretmenlerin büyük katkıları olduğunu belirtti.
Köylülerin zaman zaman köylerine de gelen Bulut’un cinayete kurban gittiğini öğrenince çok üzüldüklerini aktaran Uzun, “Bu cinayet köyümüzü yasa boğdu. Buna benzer kadın cinayetlerini sık sık duyuyoruz. Bu cinayetlerin önüne geçilmesini istiyoruz. Türkiye’nin hiçbir yerinde bu tür cinayetler olmasın, çocuklarımız yetim kalmasın. Bunlara dikkati çekmek, Emine Bulut’un adını yaşatmak ve çocuklarımızın geleceği için bu kütüphaneyi kurdum.” dedi.
KÜTÜPHANE DESTEK BEKLİYOR
Uzun, kütüphanede 1500 kitap bulunduğunu ve sayıyı artırmak için herkesten destek beklediğini ifade ederek, “Kütüphanenin zenginleştirilmesi, kitap sayısının artırılması için herkesten katkı bekliyoruz. Birileri kütüphanemize bilgisayar bağışında bulunursa burada eğitim öğretim gören çocuklarımız dersleriyle ilgili konuları bilgisayar ortamında araştırma fırsatı da yakalayacaklar.” dedi. https://www.gazeteduvar.com.tr/kadin/2019/09/19/emine-bulutun-adina-kutuphane-yapildi/     

Küba ve Türkiye anlaştı

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Küba ile sağlık alanında bir mutabakat zaptı imzalandığını duyurdu. İlaç, aşı ve tıbbi cihazı kapsayan işbirliği ile ilgili Koca, "Sağlık alanındaki iş birliğimizi artıracak ve iki ülke ürünlerine karşılıklı olarak daha hızlı erişim imkânı sağlayacağız" açıklamasında bulundu.
Mutabakat anlaşmasını soL'a değerlendiren José Martí Küba Dostluk Derneği Başkanı Yiğit Günay, Küba'nın sağlık alanındaki başarısının son yıllarda Türkiye'deki ilaç sektörünün ilgisini çekmeye başladığını hatırlatarak, iki devlet arasında imzalanan mutabakatın, karşılıklı ilişkinin gelişmesi bakımından yararlı olduğunu belirtti.
Günay şunları söyledi:
http://haber.sol.org.tr/turkiye/kuba-ve-turkiye-anlasti-270306
 ABD'nin Irak'ı işgalinin ardından yürürlüğe sokulan Irak kanunlarında yer alan tohumculukla ilgili düzenlemeler ülkemizdekiyle neredeyse aynı. Irakta işgal kuvvetleri tarafından zorla kabul ettirilen bu kanun, ülkemizde Meclis tarafından çıkarıldı.  Mebruke Bayram

2018

Kanaatkar Bolluk Toplumuna Doğru
Büyümeme projesini kim destekleyecektir?
İşçiler mi, karnı tok sırtı pek bir orta sınıf mı yoksa giderek sayıları azalan köylüler mi?

Büyüme ekonomisini eleştirince, buna tepkiler sağdan olduğu kadar soldan da gelir.
Serge Latouche, bu kitapta ekonomik büyüme toplumundan çıkma projesiyle ilgili gerçek kaygıların ve yanlış bilgi ve kanaatlerin dökümünü yaptıktan sonra, bu konuda ortalıkta dolaşan hayal mahsulü endişelere son verecek, belgelere dayanan güçlü yanıtlar getiriyor.

Hayır, “küçülme” sıfır büyüme demek değildir? Ne taş devrine dönüşü hedefler ne de bizi cemaatçi ve ataerkil bir düzene götürür. Hayır, “küçülme” ne teknoloji düşmanıdır ne de herkesi işsizler ordusuna katmanın aracıdır.
Serge Latouche “küçülme stratejisi”ni kanaatkâr bolluk toplumu olarak tanımlıyor. Önümüzde bir gereklilik olarak duran iktisadi ve siyasal dönüşümü, enerji kullanımıyla ilgili değişimi gerçekleştirecek bir toplum projesi üzerine düşünmeye davet ediyor. (Tanıtım B.) 2018

Irkçılığı süpüren kadın

“Bir şey yapmazsanız, başarılı olmazsınız” diyen bu harikulade kadın yıllardır sürdürdüğü eylemini ülkesinin sınırlarının dışına da taşıdı. Finlandiya, Polonya, Lüksemburg, Belçika, Fransa, Avusturya gibi ülkelere gidip orada rastladığı Nazi sembollerini, ırkçı sloganları da yok ediyor. Destekçilerinin ona taktığı, övgü içerikli dünya kadar isim var. Ama Irmela Mensah-Schramm kendisini “Polit- Putze” yani, kabaca “siyasi temizlikçi” anlamına gelen bir sıfatla tanımlıyor. İddiasız, yaptığı işi önemsizleştiren (özellikle istediği bu) bir tanım, ama o bundan daha fazla anlam taşıyan bir aktivist. Ülkesinin entelektüel/ duygusal ikliminin bir kez daha sağcı milliyetçi ideoloji tarafından zehirlenmesine izin vermeme mücadelesinde üzerine düşeni fazlasıyla yerine getiren, yetmiş yaşını aşkın gerçek bir “pasifist militan” o.
Almanya’da Hitler rejimini, Nazi dönemini anımsatan ya da Alman ırkının üstünlüğünü iddia eden aşırı sağ semboller, sloganlar sözüm ona yasak. Sorumluları cezalandırılıyor, ancak genellikle yavaş işleyen bir süreç bu. Irmela Mensah-Schramm’ı harekete geçiren de bu durum zaten. “Uzun zaman önce kaldırılması gereken Nazi sembolleri yıllarca duvarlarda kalıyor” diyen Irmela, hukuku da tek başına uygulayan biri durumunda.
 
http://www.cumhuriyet.com.tr/haber/cumhuriyet_pazar/1530389/Irkciligi_supuren_kadin.html 
                      
      
Dijital bağımlılıkla mücadele rehberi
Newport kitabında ‘organik’ ve ‘dijital’ iletişim türlerinin insan ve psikolojisi üzerinde yaptığı türlü etkileri de örnekliyor. 2017’de bu konuda NPR kanalında yer verilen bir haberdeki şu cümleyi delillendiriyor kitabının 128’inci sayfasında, yazar ve akademisyen: “Yalnız mı hissediyorsunuz? Sebebi sosyal medyada çok fazla zaman geçirmeniz olabilir.” Ve şu saptamada bulunuyor: “20’nci yüzyıl ortasında fazlasıyla işlem görmüş gıdaların ‘icat edilmesi’nin küresel bir sağlık krizine yol açmasına benzer bir şekilde – bir tür sosyal fast food olarak niteleyebileceğimiz – dijital iletişim araçlarının istenmeyen yan etkilerinin de aynı derecede kaygı verici olduğu, yavaş yavaş ortaya çıkıyor.”
Cal Newport, çalışmasında birçok sosyal medya etkileşim ve iletişim aygıtının, bağımlılık yapıcı bir cazibe yaratmak amacıyla sosyal içgüdülerimizi gasp edecek şekilde tasarlandığından bahsediyor. Yazar ve bilim insanı sözlerini (s.134) şöyle sürdürüyor: “…Günün birkaç saatini bir şeylere tıklayarak ve ekranı kaydırarak geçirdiğinizde, daha yavaş etkileşimlere ayıracak pek vaktiniz kalmıyor. Ayrıca sosyalleşme illüzyonu yaratan bu takıntılı kullanım yüzünden ilişkilerinizde zaten özen gösterdiğiniz zannına kapılıyor ve daha fazla çaba harcama ihtiyacı duymuyorsunuz.”
https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2019/08/11/dijital-bagimlilikla-mucadele-rehberi/ 
                 

Erzincan

Dünya klasiklerini çocuklara eşek sırtında götürdü
Erzincan’a bağlı Çayırlı ilçesinin Yukarıkartallı köyünde doğan 56 yaşındaki Ersin Bilge, yokluk içinde büyüdüğü köyünde ilkokulda okurken ekonomik zorluklar sebebiyle kitap ve defter almakta sıkıntı çekti.
Daha sonra işe girip bir süre vergi dairesinde memur olarak çalışan Ersin Bilge, ardından görevinden istifa edip 1992’de gittiği Almanya’da yıllarca farklı sektörlerde çalıştı.
Yaklaşık 27 yıl sonra çocukluk hayali olan çocuklara kitap dağıtma hayalini gerçekleştirmek için doğduğu topraklara dönen Bilge, Çayırlı Kaymakamlığının desteğinde köy köy dolaşarak, çocuklara kitap dağıtmayı kararlaştırdı.
https://www.gazeteduvar.com.tr/hayat/2019/08/09/dunya-klasiklerini-cocuklara-esek-sirtinda-goturdu/ 

Burası Isparta:

Doktoru 'şehir yaşamından uzaklaş' dedi, 3 bin eserlik müze kurdu

Raziye Balcı, eşsiz bilgiler içeren ancak unutulmaya yüz tutan malzemeleri 2016 yılında 'Etnografya Müzesi'ne dönüştürdüğü evinde sergiliyor. Tarihi objelerin büyük kısmını satın aldığını, bir kısmının ailesinden kaldığını belirten Raziye Balcı, "7 yaşından beri tarihi nesnelere merakım var. Aile yadigârı objelerim vardı. Eşim, oğlum, babam ve daha birçok kan bağı taşıyan yakınlarımı kaybettikten sonra önemli bir sağlık sorunu ile karşı karşıya kaldım. Doktorum 'doğaya, temiz havaya git' dedi. Bu öneriyi yaşam tarzı hâline dönüştürdüm ve İstanbul'dan Sütçüler'e, Boğazköy'e döndüm. İstanbul'da birinci sınıf terziydim. Türkiye'nin en önemli sanatçılarının giysilerini dikiyordum" diye konuştu.
Acı veren kayıplarından sonra hayata tutunmak için kendisine uğraşı alanları yaratmaya çalışırken Yörük kültürünü yansıtan bir müze kurduğunu kaydeden Balcı, "Bu fikir bana ilham verdi. Sütçüler'in özellikle kırsal bölgelerini gezmeye başladım. Köylere gittim, insanları dinledim. Somut olmayan kültürel ögeleri çektim. Yaşantılarını, giysilerini, kültürlerini öğrendim. Paylaştım. Daha sonra eşya satın almaya başladım. Bu noktaya kadar getirdim. Şu an Raziye Balcı Etnografya Müzesi'nde toplamda 3 bin parçadan oluşan kültürel miras bulunuyor. Amacım geçmişten geleceğe Yörük kültürünü aktarmak. Yeni nesillere bu medeniyeti göstererek, dokunarak, hissederek, yaşayarak anlatmak istiyorum" dedi.
dha.com
     
Yaşadığın şehirde, 
MAHALLEDE 
SAHAF VAR!
 DVD-Kaset-Gazete-Dergi-Kart 
Terakki Mah. Mehmet Akif Sok. 12
(Hayat Nalbur Sırası-Yazıcılar Yurdu Karşısı)
Soğuksu-Zonguldak
SergiOdası
Kitaba Dokun, 
Çayını İç! 
Az Paraya Çok Kitap!
10.00-18.00 arası
            
Mavi yemiş yetiştiren emekli doktor, siparişlere yetişemiyor
Kentte uzun yıllar çocuk doktorluğu yapan ve birçok kesim tarafından tanınan Tomris Özeler, toplam 40 yıllık meslek hayatının ardından 2007 yılında emekliye ayrıldı. Ardından farklı bir ürün yetiştirme hayalini gerçekleştirmek için yola çıkan Tomris Özeler’in, likapa olarak da bilinen mavi yemiş meyvesi dikkatini çekti. Mavi yemişin idrar yolu enfeksiyonlarında antibiyotik etkisi gösterdiği, kansere karşı vücudu koruyan enzimleri aktive ettiği, anti kanserojen ve antioksidan özelliğe sahip olduğu, taze olarak yenildiğinde kanı temizlediği ve kalp krizi riskini azaltması gibi birçok faydaları olduğunu duyan Tomris Özeler, bu meyveyi yetiştirmeye karar verdi.
2011 yılında Zonguldak-Ereğli Karayolu’nda bozuk orman arazini kiralayan Tomris Özeler, yanında çalışan işçilerle birlikte kazma ve kürekle çalışarak araziyi tarıma uygun hale getirdi. Tomris Özeler, ardından Polonya’dan ithal ettiği mavi yemiş fidanlarını araziye dikti. İlk yıllarda verimli ürün elde edemeyen Tomris Özeler zamanla ürün almaya başladı ve çevresine satmaya başladı. Yılın 9 ayını tarım arazisinde geçiren Tomris Özeler, ürününü tanıtmak için fuarlara katılmaya başladı. Bazı zamanlar, halk pazarında da tezgah kurarak ürününü satan Tomris Özeler, zamanla çevresini genişletti.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/mavi-yemis-yetistiren-emekli-doktor-siparislere-yetisemiyor-125088-haberler.html 

Zonguldak Belediye Kültür Merkezi

Yaz Resim Kursu Başladı
Yetenek Sınavlarına Hazırlık
Karakalem/ Desenini Geliştirme
İmgesel/ Hayalden Çizim Yapma
Perspektifin Temelleri
Pazartesi, Çarşamba, Cuma Günleri Saat 13:00’de
Başvuru BKM Resim Atölyesi
 Mete Arif Tokmak 

İmece

 KOLLARI SIVADILAR, İMECE’Yİ BAŞLATTILAR 
Zonguldak’ta yaşayan sekiz kadının sohbeti esnasında ortaya çıkan şehrin kalkınmasına yönelik düşünceler, resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından dernekleşti. Zonguldak İmece Derneği adı verilen organizasyon, il ve ilçelerde gerçekleştirilmesi planlanan proje çalışmalarına destek vermeye hazırlanıyor. Dernek, proje çalışmaları ile eşzamanlı olarak köy-kent buluşmalarına yönelik etkinlikler düzenliyor.
İlk hedef köy-kent kucaklaşması
Derneğin üyeleri Zonguldak’ta farklı alanlarda çalışmalar yapan kadınlardan oluşuyor. Şehre ekonomik değer katacak projeler için kolları sıvayan kadınlar, arge çalışmalarına başladı. İlk olarak belirlenen alanlarda toprak analizleri gerçekleştirildi. İmece üyelerinin gündeminde toprağın ve iklimin yapısına uygun ekonomik değer yaratacak uygun ürün arayışı var. Kırsal bölgelere ekonomik dinamikleri kazandıracak yönde atılan adımların aşamaları arasında bölge halkının eğitimi öncelikli sırada yer alacak.
Çukurören Köyünü arge merkezi olarak belirleyen İMECE kadınları, derneğin kuruluşu öncesinde amaçlarını anlatmak üzere 5 Mayıs Pazar günü düzenledikleri Hıdrellez şenliğinde gördükleri ilginin ardından, 23 Haziran Pazar günü köyde sünnet şöleni gerçekleştirdiler. Köydeki sünnet olan çocuklar için düzenlenen etkinlik tam bir şölene dönüştü. Etkinliğe katılan Zonguldaklılar da keyifli bir gün geçirdiler.
Sıra “Üretim Öncesi Eğitim”de…
Çukurören köyünden alınan toprak numunelerinin analizlerini yaptıran Derneğin sıradaki hedefi ise üretim öncesi eğitimler düzenlemek. Eğitimlerin belli alanlarla sınırlandırılmayacağını belirten İMECE kadınları, okuma-yazma kursları da olmak üzere doğayı koruma, iyi tarım, organik ürün yetiştiriciliği, yabancı dil, satış ve pazarlama gibi farklı konularda seminerler düzenleyecekler. Eğitimler, konunun uzmanları tarafından köyün sosyal tesislerinde gerçekleştirilecek.
Zonguldak’taki Paydaşlarla İletişim Başlıyor
Zonguldak ve çevresinde İmece ile aynı hedeflere yönelik faaliyet gösteren tüm dernek ve organizasyonları “paydaş” olarak gören Dernek üyeleri, bilgi ve fikir alış verişinde bulunarak “daha iyiyi nasıl yapabiliriz?” sorusunun cevabını almak istiyorlar. İmece kadınları, özellikle devlet tarafından teşvik edilen organizasyonlarla bir araya gelerek güç birliği içinde ilerlemeyi planlıyorlar.
   
Yapay zekâ çağında çocuk yetiştirmek
Bora Küçükyazıcı   Cumhuriyet
Örneğin ABD Silikon Vadisi’ndeki neredeyse tüm yöneticilerin çocuklarını gönderdikleri okuldaki eğitime yakından bakalım.
Sınıflarda eski tip sıralarda oturan öğrenciler karatahta ve tebeşir kullanıyorlar. Okulda uygulanan dersler içinde marangozluk ve bahçe işleri en çok önemsenen görevler konumunda. Bahçede bitki eken, toprağı bizim bildiğimiz karasaban ile sürmeyi öğrenen çocukların babaları Silikon Vadisi teknoloji şirketlerinin en üst düzey yöneticileri. Bu okullarda müzik dersleri doğada, ağaçların altında ve kuş sesleri ile birlikte gerçekleşiyor. Okulda öğrenciler kendi ektikleri, hasadını yaptıkları meyve ve sebzeleri tüketiyorlar. Bu okulların benzeri eğitim felsefesini yerleştirmiş olan Finlandiya ilkokullarında günlük okul süresi sadece 4 (evet dört) saat. Üstelik bu 4 saatin içinde oyun ve beslenme süresi de var.
İlkokulda günde 4 saat okulda olan, hiç ev ödevi bulunmayan çocuklar, nasıl oluyor da lise yıllarına geldiklerinde, PISA testi ile tescillenecek şekilde, matematik, okuduğunu anlama ve fen bilimleri alanlarında dünyanın en iyisi oluyorlar? İşte bunun üzerine düşünmeliyiz, hem de çok düşünmeliyiz.
Okulda dikiş diken, ahşap doğrama işleri ile uğraşan, pense-tornavida kullanmayı öğrenen, toprakla haşır neşir olan çocuklar, eve geldiklerinde kendi kendilerine kaliteli uğraş ve hobi edinme konusunda avantaj sağlıyorlar. Oysa gün içinde elden akıllı telefon düşmeyen nesillerin yetiştiği ülkelerde, o akıllı cihazın içine kim, ne yüklüyor ise onunla yaşam bakışı şekilleniyor.
http://www.cumhuriyet.com.tr/m/koseyazisi/1409800/Yapay_zek__caginda_cocuk_yetistirmek.html
16 Haziran 2019, Pazar günü çocuk ve gençler Çırgan Köyü'nde (Kozlu) olacak!
Sen de gel! Çırgan Köyü Muhtarlığı - SergiOdası
E-posta: 67sergi@gmail.com    T: 0542 424 38 47
      

Çaycuma

Öğrencilerin ektiği ürünler ihtiyaç sahiplerine dağıtılıyor
Okul Müdürü Tekin Verim, öğrencilerin projeyle birlikte üretmenin ve katma değer sağlamanın önemini uygulamalı olarak öğrendiklerini söyledi. Öğrencilerin bir ürünün tohumunun gelişimine kadar her noktasında uygulamalı eğitim aldıklarını ifade eden Verim, "Öğrencilerimiz projeye sahiplendiler. Üretmenin ne kadar önemli olduğunu anladılar. Beklentimizden daha çok katkı sağladılar öğrenciler. Bu alanda paylaşmanın da önemini anlıyorlar. Biz ürettiklerimizi belediye sayesinde dar gelirli ailelere ulaştırıyoruz. Bundan sonra projenin büyümesi durumunda döner sermaye kurmayı okuluma düşünüyoruz. Bu şekilde öğrenciler ürettikleri ürünlerin satışı gerçekleştirecek. Bu sayede elde edilen gelirde öğrencilere harçlık ve burs adı altında ödenecek. Öğrenciler ürettiklerini ekonomiye çevirmenin önemini okulda öğrenecekler. Buradan mezun olduklarında üretecekler ve nasıl ekonomiye katkı sağlayacaklarını öğrenmiş olacaklardedi.
http://www.pusulagazetesi.com.tr/ogrencilerin-ektigi-urunler-ihtiyac-sahiplerine-dagitiliyor-123771-haberler.html

Kozlu

Çırgan buluşması yağmurla şenlendi!
Çırgan Köy Muhtarlığı ve Zonguldak Sergi Odası'nın desteklediği etkinliğin dördüncüsü 16 Haziran 2019 pazar günü Çırgan'da (Kozlu) yapıldı.
Kozlu Kocatepe İlkokulu öğretmeni Fatma Özkeskin'in ana sınıfı aileleriyle birlikte etkinliğe katılırken, Zonguldak, Kozlu, Çırgan ve çevre köylerden gelenlerle iki yüz kişilik bir topluluk oluştu.
Geleneksel oyunların öne çıktığı etkinlik yağmur eşliğinde sonuçlandı. Yarışmalı oyunlara katılanlara hediye olarak kitap verildi.
Çırgan buluşması, 2015 yılında, gazeteci Çetin Sezgin'in; 2016'da, Ocak 2013'de Kozlu maden ocağında meydana gelen patlamada ölen sekiz maden işçisinin anısına düzenlenmişti. Üç madencinin mezarı şimdi Çırgan'da bulunuyor.
Öğretmenler Fatma Özkeskin ve İlknur Birinci'nin katkıda bulunduğu Çırgan buluşmasında bir de sergi yer aldı. Karikatürcüler Derneği'nin kitap konulu karikatür sergisinin bir bölümü etkinliğe konuk oldu.
Dördüncüsü yapılan buluşmaya yayınlarıyla Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD), İstanbul Modern Sanat Müzesi, sergisi ile Karikatürcüler Derneği Zonguldak Temsilciliği ve Öncü Lokantası destek oldu.
4. Çırgan Buluşması 2019 Kozlu

 Çırgan'da Fotoğraf Atölyesi de var!
Kozlu Çırgan Sanat Buluşması'nın dördüncüsünde ilk kez fotoğraf atölyesi gerçekleşecek. Fotoğrafçı, Sergi Odası yönetmeni İbrahim Akyürek'in hazırladığı atölyede fotoğraf çekiminde kompozisyon konusu işlenecek. Örneklerle, kısa, püf noktaları ile anlatılacak dersin amacı çekilecek fotoğrafların anlatım ve anlam gücünü artırmak. Ders çalışmasında öğrencilere Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) ve İstanbul Modern Sanatlar Müzesi'nin öğrencilere armağan olarak gönderdiği görsel yayınlar verilecek.
Eğitmen İbrahim Akyürek; bugüne kadar Filyos Sanat Buluşmaları, TED Zonguldak Koleji, Çelikel Lisesi, Atatürk Anadolu Lisesi, Gelik İlköğretim Okulu'nda fotoğraf dersleri verdi. 
Atölye, yaz boyunca gençlere ve yetişkinlere yönelik olarak yeniden düzenlenecek.
Buluşma, 16 Haziran 2019 pazar günü saat 11.00'den sonra başlayacak.
                        

Kozlu / Zonguldak

Çırgan Sanat Buluşmaları 16 Haziran'da gerçekleşiyor
Çırgan Köyü Muhtarlığı ve Zonguldak Sergi Odası'nın desteklediği etkinliğin dördüncüsü 16 Haziran 2019 pazar günü Çırgan Köy Konağı çevresinde yapılacak.
Kozlu Kocatepe İlkokulu öğretmeni Fatma Özkeskin'in ana sınıfı aileleriyle birlikte etkinliğe katılırken, Çırgan ve çevre köylerden gençler buluşmada yer alacak.
Filyos'da, Atölye İskele'de yontu çalışmalarıyla tanınan emekli öğretmen Mehmet Türkçelik, özel çocuklarla çalışan öğretmen, fotoğrafçı İlknur Birinci, Sergi Odası'ndan fotoğrafçı İbrahim Akyürek etkinlikte eğitmen olarak bulunacak.
Piknik, oyun ve sanatsal çalışmaların birlikte olacağı herkese açık etkinlik Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (ZBEÜ) Tıp Fakültesi'ne kırk dakika uzaklıktaki Kozlu'ya bağlı Çırgan Köyü'nde yapılacak. 
Çırgan buluşması, 2015 yılında, gazeteci Çetin Sezgin'in; 2016'da, Ocak 2013'de Kozlu maden ocağında meydana gelen patlamada ölen sekiz maden işçisinin anısına düzenlenmişti. Üç madencinin mezarlığı şimdi Çırgan'da bulunuyor.
Çırgan buluşmasında bir de sergi yer alıyor. Karikatürcüler Derneği'nin kitap konulu karikatür sergisinin bir bölümü etkinliğe konuk olacak.
Haberleşme: 67sergi@gmail.com / SergiOdası