Durup bakmak
Bülent Usta   Birgün
Günümüzde yaygın olan ‘ben odaklı’ insanların temel özelliğiydi bu. Gerçekte kendilerine dair olumsuz bir öz algıları vardı. Bu olumsuz öz algıyla yüzleşmemek için kendilerinden kaçmakla meşguldüler ve bu kaçış zaman zaman öylesine yorucu olabiliyordu ki… ‘Ben odaklı’ insanları Rainer Funk, ‘her zaman her yerde olumlu düşünen ve hisseden iş bitirici’ler olarak nitelendirmişti ‘Ben ve Biz’ adlı kitabında. Kişisel gelişim kitaplarıyla da bunun teknikleri öğretiliyordu insanlara. Olumlu düşün ki, olumlu şeyler başına gelsin gibi nasihatlerle kaçışın yumuşak yolları gösteriliyordu. Kendi zayıflıklarıyla yüzleşebilenler, başkalarına merhamet duyarak, onların duygularını anlamaya çalışarak, zayıfla zayıf olmaktan korkmayarak hayatı çok daha sahici ve dolu dolu yaşayabiliyorlardı, yorulduklarında dinlenebildikleri, üzüldüklerinde neşelenebildikleri… ‘Ben odaklı’ insanlarınsa zayıflığa ve üzüntüye tahammülü olmadığı için neşeleri de eksikti, kolayca dağılabiliyorlardı.
Neden bu kadar çok boşanma yaşanıyor, neden uzun süreli ilişkiler kurulamıyor, neden boşluk duygusundan mustarip bu kadar çok insan var, neden bunca kötü şey oluyor ama toplum sessiz kalıyor gibi pek çok mesele, tüketim toplumunun bir modeli olan ‘ben odaklı’ yaşam hesaba katılmadan düşünülemez. Eleştiri kabul etmeyen ve çatışmayı bastırarak ilişki kuran biri, bir evliliği ya da ilişkiyi nasıl sürdürebilsin? Rainer Funk, iş hayatında meselelere eleştirel bakan ve çatışmaları açıkça dile getiren birinin çoğunlukla oyunbozan olarak görüldüğünü ve bu da sahte ve yüzeysellik içinde yaratıcı olmayan, kimsenin gerçek anlamda tatmin duygusunu yaşayamadığı bir çalışma ortamı yarattığını yazmış.
https://www.birgun.net/haber-detay/durup-bakmak.html 
                    

Burası İstanbul'da Bir Mahalle

'Politikayı sevmeyen' muhtar Yadigar Aslan yeniden aday!
Yadigar Aslan, İstanbul’un Çekmeköy ilçesine bağlı Mimar Sinan Mahallesi’nde 5 yıldır mahallede muhtarlığı yapıyor. 31 Mart seçimlerinde tekrar aday olan Aslan, muhtarlık ofisini kadınlara açmış. Burada eğitim kursu organize ediyor, kadınlarla birlikte ihtiyacı olanlara elbise dağıtıyor, her hafta komşularını kahvaltıya çağırıyor, öğrencilere burs sağlıyor…
Aslan, “Bu işi sadece hizmet olsun diye yapıyorum” diyor: “Muhtarlığın üst katında değerli kadın destekçilerimle birlikte ikinci el mağazası açtık. İnsanlar, giymedikleri düzgün elbiselerini getiriyor biz de haftada bir gün bu elbiseleri ihtiyaç sahiplerine ücretsiz dağıtıyoruz. Kadınlar için nakış kurslarımız 4 yıldır devam ediyor. Haftada iki gün okuma yazma kursumuz var. İlan panolarımız var. Bu panolarda işsiz kadınlara iş bulmaya çalışıyoruz.”
Muhtarlık ofisinin başka bir görevi daha var: Kütüphane. Aslan, kütüphaneye en çok kadın ve gençlerin geldiğini söyleyerek şöyle devam ediyor: “5 mahalleden insanlar buraya gelerek kitap alıp okuyor. Okuması bittikten sonra kitapları geri bırakıyorlar. Öğrenciler için test kitapları da kütüphanemizde yer alıyor.”
https://www.gazeteduvar.com.tr/hayat/2019/02/16/politikayi-sevmeyen-muhtar-yadigar-aslan-yeniden-aday/ 
    

S i n e m a

 İzleyicisini bekleyen  66   Gençlik Filmi 
1-Düğmelerin Savaşı 2-Ekim Düşü 3-Kahraman Çocuk 
4-Küçük Hain 5-Bisikletli Çocuk 6-Hayat Güzeldir 
7-Billy Elliot 8-Güneş İmparatorluğu 9-Merkez İstasyonu  
10-Aşk ve Dans 11-Oliver Twist 12-Konuşmalı Bir Film 
13-Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak 
14-Çizgili Pijamalı Çocuk 15-Ölü Ozanlar Derneği  16- E:T. 
 17-Benim Çocuğum Başarabilir  18-Koro  19-Zozo  
 20-Tehlikeli Hayaller 21-Umut Güzeldir (UNICEF)   
  22-Bazı Çocuklar  23-Kaplumbağalar da Uçar 
 24-Uçurtma Avcısı  25-Kalküta'nın Çocukları (B) 26-3 Saat (Bir ÖSS Belgeseli)   27-Şişir Beni   28-Hamburger Cumhuriyeti (B)   29-Milyonlar  30-Eğitmenler  31-Yabancının Kollarında    32-Bir Şans Daha  33-Selam Bombay 34-SatılıkÇocuklar  35-Vitus  36-Ayı Adam (B)  37-Kusursuz Dünya 38-Düşlerin ve Çılgınlığın Krallığı (B) 39-Amerika'da Kaybolmak 40-Canım Öğretmenim 41-Fatih Pelle  42-Oyun Kime? 43-Şeytan Karışmış 44-Çit  45-Cennetten Mucizeler  46-Bir Hayalimiz Vardı  47-Birdy  48-Dope 49-Merhaba Dünyalı 50-St. Anna Mucizesi   51-Sözcükler ve Resimler 52-Yaşamaya Değer   53-Yeni Bir Ülkede  54-Bülbüiü Öldürmek  55-Benim Adım Khan   56-Zor Hayatlar  57-Kitap Hırsızı  58-Bahçemdeki Ateş Böcekleri  59-Gilbert Grape  60-İyi Yürek  61-Antwone Fisher  62-Moonrise Kingdom  63-Uğur Böceği 
 64-Amerikan Güzeli  65-Ferahfeza  66-Pride/Onur  




Zonguldak'ın tarihi kasabası Filyos'ta denize doğru yürüdük. Denizden gelenler, Mehmet Türkçelik'in elinde hayat buluyor. 
“Denizden Gelenler, Elimden Gelenler”
Öğretmen ve sanatçı Mehmet Türkçelik
 Nezahat Göçmen  Öncevatan
Tasarım ve mask sanatçısı emekli öğretmen Mehmet Türkçelik, Çaycuma Filyos beldesindeki atölyesinde deniz dalgalarının kıyıya attığı dal, ot, kök, odun parçaları, deniz canlılarının kabukları, türlü çeşit taşlar ve her şeyi tasarlayıp, biçimlendiriyor.
Evet, benim atölyem deniz kokar. Karadeniz’in ürkütücü fırtınaları benim bereketimdir. Ormanlardan derelere, nehirlere ve denize sürüklenen ağaç parçaları aylar süren yolculuktan sonra fazlalıklardan arınır. Kıyıya vuran bu ağaç parçalarına bizim buralarda (Filyos) çatuk derler.
Denizin işçiliğinden geçmiş cam parçaları, çakıl taşları, kolay işlenebilir inşaat artıklarından yüzler yaparım. Nedense yüzler yapmak çok hoşuma gider. Onları bazen süsler, giydirir; başına ot parçası, kilim ipleri, balık ağı parçaları koyarım. Olur sana saçı. Bir gün atölyemde işime yoğunlaşmış çalışıyorum. Bir ses: “Burası deniz kokuyor”. Filyos’ta arkeolojik kazıya katılan hocalardanmış. Kapıdan başını uzatmış, atölyemdeki objelere bakarak, bu sıcacık, beynime kazınan sözü söylüyor.
https://www.oncevatan.com.tr/kultur-ve-sanat/denizden-gelenler-elimden-gelenler-ogretmen-ve-sanatci-mehmet-h136634.html 
     
            
İklim Değişikliğiyle Bireysel Mücadele Aldatmacası
Tasarruflu ampuller, bez çantalar, ekolojik sabunlar, organik yemekler… Biz hayatlarımızı daha çevre dostu hale getirmeye çalışırken şirketler gezegeni özgürce kirletiyor. Martin Lukacs 2017’de The Guardian’da yayınlanan makalesinde neoliberalizm ve bireysel çabaya bırakılmış iklim politikaları arasındaki ilişkiyi inceliyor.
  
Biz hayatlarımızı daha ‘yeşil’ yapmanın yolların aramakla meşgulken, fosil yakıt şirketleri bu çabaları anlamsız kılıyor. Peki ya 1988 yılından beri artan karbon emisyonları? Bu emisyonların yüzde 71’inden sadece 100 tane şirket sorumluSiz tekrar kullanılabilen kalemlerinizle ve panellerinizle azaltmaya çalışırken onlar gezegeni ateşe veriyor.Şirketlerin kirletme özgürlüğüne karşın bireylere yüklenen sorumluluk tesadüf değil. Kolektif eylem olasılığına karşı, son 40 yıl boyunca süren ideolojik bir savaşın sonucu. Bir yandan da yıkıcı bir şekilde başarılı. Ancak bunu tersine çevirmek için çok geç değil.
  
Araştırmalar, bu çağda gelişen insanların gerçekten daha bireysel ve tüketici olduklarını gösteriyor. Kendimizi vatandaşlar yerine tüketiciler, karşılıklı bağımlılar yerine bağımsız bireyler olarak düşünmemizi söyleyen bir kültürde ilerliyoruz. Böyle bir durumda sistemsel bir sorunu bireysel mücadeleler ile çözmeye çalışmamız şaşırtıcı mı? Hepimiz Thatcher’ın çocuklarıyız.
https://m.bianet.org/biamag/cevre/204858-iklim-degisikligiyle-bireysel-mucadele-aldatmacasi
              

İzmir

Karikatür Yarışması'nda Jüri Özel Ödülü Paylaş Kiraz'ın oldu
Konak Belediyesi ile İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) işbirliğinde ikincisi düzenlenen Eflatun Nuri Ulusal Karikatür Yarışması’nda dereceye giren karikatüristler ödüllerini 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde düzenlenen görkemli törenle aldı. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilen gecede sanatçı Hüsnü Arkan şarkıları ile ödül törenine renk kattı.
Yarışmaya Zonguldak'tan katılan Paylaş Kiraz Jüri Özel Ödülünü kazanan genç isim oldu. Köksal Toptan Ortaokulu öğrencisi olan Paylaş 14 yaşında. Bugüne kadar üç kişisel karikatür sergisi açtı. Genç karikatürist geçen yıl yayınlanan, hayvan dostu ve yaşam hakkı savunucusu Hikmet Kuşhan’ın ilk kitabını çizgileriyle destekledi.
Bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmaya her katılımcı en fazla üç eser ile başvuru yaparken, toplam 350 karikatür değerlendirildi. Çizim tekniğinin serbest olduğu yarışmanın seçici kurulunda Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Diken, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Saymanı ve Karikatürist Sadık Pala ile Karikatüristler Bülent Arabacıoğlu, Zafer Güven, Mustafa Yıldız, Ömer Çam, Cemal İlkbahar ve Mete Erden yer aldı.
Paylaş Kiraz
Yarışmada birincilik ödülünün Aşkın Ayrancıoğlu, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş’ın elinden alırken, Mete Ağaoğlu ikinci, Hasan Ceylan ise üçüncülük ödülünü kazanan isim oldu. Yarışmanın Yayınlanmış Basın Karikatürü Ödülü Behiç Ak’ın olurken, ödülü Cumhuriyet Gazetesi İzmir Temsilcisi Hakan Dirik aldı. Yarışmada Eflatun Nuri’nin kızı Sema Erkoç Çağlar da Tufan Selçuk, Hamit Kurtulmuş, Hikmet Çil’e başarı ödüllerini verdi. Jüri Özel Ödülü Paylaş Kiraz, İzmir Gazeteciler Cemiyeti Özel Ödülü Batıkan Özen ve Konak Belediyesi Özel Ödülü ise Şener Tosun’a verildi.
http://www.konak.bel.tr/haber/eflatun-nuri-odulleri-sahiplerini-buldu 

Keşan

 Oğuz Arda Sel Kütüphanesi'ne kitap gitti
Zonguldak Sergi Odası, Edirne’nin Keşan İlçesindeki Türkmen Köyü’nün Türkmen İlköğretim Okulu kütüphanesine kitap gönderdi.

Geçtiğimiz aylarda Çorlu'daki tren kazasında yaşamını yitiren Arda Sel adına UltrAslan UNI Marmara kulübü tarafından okul içinde kütüphane kurulmuştu. Sergi Odası, konuklarının bıraktığı kitap ve DVD'leri kütüphane oluşumlarına gönderiyor. Bugüne kadar kırkı aşkın noktaya kitap gönderildi.

Geçen yıl Temmuz ayında Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde meydana gelen tren kazasında babası Hakan Sel ile birlikte hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel adına ayrıca İstanbul'da çocuk derneği açıldı.
 
Kazadan sonra geçen 6 aylık sürede Oğuz’un adına Mersin’in Mut ilçesinde ve Edirne’nin Keşan ilçesinde kütüphane yaptırıldı. Bunların yanında küçük çocuğun adına bir hatıra ormanı oluşturuldu. Aralık ayında ise baba Hakan Sel ve Oğuz Arda’nın adı Yalova’da bir parka verildi.


            
9 Ocak 

21:00
Buket Aydın'ın sunduğu 40, Dr. Yavuz Dizdar'ı konuk ediyor. Dizdar, iddia edildiği gibi doktorluk mesleğine ihanet ediyor mu? Kanser tanılarının büyük bir kısmı kanser değil derken ne kastediyor? Buket Aydın 40 soru soruyor, Dr. Yavuz Dizdar yanıtlıyor. 
21:00
Motorlu kurye kargaşasına karşı toplanan imzalar ilgili birimlere gönderildi
Zonguldak Sergi Odası'nın geçen ay düzenlediği "Hayatımız Trafik" etkinliğinde motorize gıda taşımalarında ortaya çıkan tehlikelere karşı toplanan imzalar ilgili birimlere gönderildi.
Aşağıdaki dilekçe ile TBMM İçişleri Komisyonu Başkanlığıİçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü Trafik Hizmetleri Başkanlığı ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'na gönderilen talepler şöyle:
"Açtığımız imza kampanyası ile motosikletli gıda ve benzeri kurye taşımacılığının yarattığı tehlikeleri gündeme taşımak istedik. Kent yaşamında özellikle yayalar arasında tehlike gösteren, trafik akışında aşırı hızlarıyla kuralları tamamıyla yok sayan motorize kurye ağı gittikçe çoğalıyor. Çalışma tarzları, beklentileri aşırı hız üzerine kurulu bu sistemin hazırlanacak yönetmelik ve kurallarla denetime alınmasını talep ediyoruz."
“Hayatımız Trafik” etkinliklerine paralel olarak konan “Trafik Canavarı” ödülünü ise pizzacı domino's aldı.
Yeme-içme sektöründe "30 dakikada kapında" sözünü vermesiyle tepki çeken, motorize dağıtım ağındaki genç sürücülerini, yaşlı-genç yayaların can güvenliğini tehlikeye atan firma 2017 yılının "Trafik Canavarı" oldu.
İlk kez 2012 yılında Zonguldak'ta Sergi Odası tarafından düzenlenen "Hayatımız Trafik" etkinlikleri "Trafik Mağdurlarını Anma Günü" çalışmalarının paralelinde yapılıyor. Dünyada her yıl Kasım ayının üçüncü pazarı gerçekleşen "Trafik Mağdurlarını Anma Günü" 1993'den bu yana Avrupa Trafik Mağdurları Federasyonu (FEVR) tarafından düzenleniyor.
https://67kentimiz1.blogspot.com/ 
                        
Onat Kutlar'ın Anısına
4. Görsel Sanatlar Kitap 
Sergisi
Fotoğraf, Sinema, İletişim ve Sanat 
Kitapları 
Kullanılmış veya yeni kitaplar, DVD'ler
şimdi masa üstünde...
 10 Ocak-10 Şubat 2019
 SergiOdası  
www.67sergi.blogspot.com
Japon Pazarına 20 m. Zafer Eczanesi Üstü 
Arı İşhanı Kat 1 Merkez:Zonguldak
          

24 Ocak Kararlarına Doğru:

 "24+12" Etkinlikleri 
 film gösterisi 
 "Canan Karatay'a Teşekkür"
  7 Ocak 2019  
 Pazartesi : 17.30 
 SergiOdası 
    
"Mezarıma taş koymayın beton dökmeyin, ben öldükten sonra üzerimde otlar bitsin, çiçekler açsın taş kapatır çimento kapatır hiç kimse istifade edemez benim toprağım da milletime hizmet etsin oradaki biten otlardan koyun yesin et olsun kuzu yesin süt olsun arı yesin bal olsun"
Vasiyet, Ķüçük Dünyam - Aşık Veysel Belgeseli

...aman dikkat!

“Gençler arasında başlıca ölüm nedeni otomobiller. Arkasından ateşli silahlar geliyor.“
Eduardo Galeano
Gazeteci, Yazar 
     
                                   
Yeni yıl yaklaşıyor. 
Tek tip, kısa ömürlü, 
çok sayıda çoğaltılmış hediyelikler yerine;
Hediyeleriniz yerel, sanatçılarınız yerel olsun!
Resim, Fotoğraf, Film, Heykel, Kitap, 
Çatuk, Seramik, Dokuma ve El Emeği Ürünler...
Devrek, Çaycuma, Filyos, Kdz. Ereğli, Kilimli, Gökçebey, Kozlu, Alaplı
  SergiOdası  Çağrısıdır... 
Aynen öyle...
Yankı Yazgan  Birgün
Aynen acıyı savuşturan söylemesi kolay, 
yük getirmeyen bir cümledir.
   BKM'de Kurs Kayıtları Başladı 
Zonguldak Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi'nin (BKM) geleneksel kış kurslarına kayıtlar başladı. Tiyatro, Resim, Müzik ve Geleneksel El Sanatları dalında gerçekleşecek kurslar için şu telefondan bilgi alınabiliyor: 0 372 259 68 34  
             https://m.facebook.com/Zonguldak-BKM-1515074462089320/ 
Mardin’de bir sahaf İyi ama bu kadar yeni bir yer nasıl eski şehrin ritmine uydu ve onun bir parçası oldu? Çünkü yeni kitaplar da yeni giysiler, parlak yiyecekler, vitrinlik mallar gibi geçmişsizdir. Ama sahafiye öyle mi? Her kitabın, derginin, plağın, fotoğrafın, mektubun üstünde ve içinde başka insanların parmak izleri var. Bir yaşanmışlık var, her bir sayfanın hayata değdiği bir yer, dünyaya dediği bir söz olmuş çünkü. O zaman her eski kitap bize geçmişten gönderilen bir mektuptur diyebilir miyiz?
Mardin Sahaf, sabah dükkânın önüne su serpen, komşu esnafa selam veren, oradan telaşla geçen birine kızının hangi bölümü kazandığını soran, bir cenaze arabası geçince ayağa kalkan, çayı şekersiz içen birinin önüne şeker koyan, ellerini arkasında kavuşturup yürüyen, akşam dükkânı sessizce kapatan bir tarihe ait. Nezaketin tarihine.  
https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2018/10/17/mardinde-bir-sahaf/

Devrek

FİLM GÖSTERİSİ
6. Soğuksu Sahaf Günleri Kapsamında
  17 Ekim 2018 
 Çarşamba:18.00 
Büyük Perde'de SergiOdası

Kdz. Ereğli

 Bu Kafe’ye mutlaka uğrayın. Niçin mi? 
Kdz.Ereğli İlçesinde yaşayan Murat Kılıç isimli vatandaş, yüzde 40 otizmli kızı Merve Kılıç için “Kafe Merve“ ismini verdiği bir kafe açtı. Daha önce Gümüş ve takıcı olarak işlettiği dükkânını kızı Merve için Kafe’ye çeviren Baba Kılıç, kızının insanlarla iç içe olması ve özel çocukları topluma kazandırmak için Kafe’ye çevirdiğini söyledi. Kafe’yi açmaması halinde kızının durumu için Ege ve Akdeniz bölgelerinden birine gitmesi gerektiğini, Psikolog ve Doktoruyla konuştuktan sonra kafeyi açtığını belirten Baba Kılıç şunları söyledi;
http://www.olay67.com/bu-kafeye-mutlaka-ugrayin-nicin-mi-52899-haber/
                       
Samsun'un Ayvacık ilçesinde görev yapan 38 yaşındaki öğretmen Aynur Özdal, kapatılan köy okullarının kütüphaneye çevrilmesi için proje hazırladı. Samsun Ayvacık İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ve Ayvacık Kaymakamlığı tarafından desteklenen proje sosyal medyada da büyük ilgi gördü.
 
Projeyle ilgili bilgi veren Aynur öğretmen, "Ben bir Türkçe öğretmeniyim ve uzun bir İstanbul macerasından sonra şuan Samsun'da bir köy okulunda öğretmenlik yapıyorum. Bu zamana kadar okullar için yapılan birçok kitap kampanyasına öğrencilerimle birlikte katılmaya gayret ettim hep. Sıra bana geldi şimdi. Ancak benim kampanyam biraz farklı. Karadeniz köyleri coğrafyası gereği dağınıktır. Beş on hane bir dağa konuşlanır ve orası köy olur, köyün camisi ve okulu olur. Bir de kahvesi. Başka ne olsun? İşte bu köylerin okulları kapatılıp öğrenciler merkez okullarında taşımalı olarak öğrenimlerine devam ediyorlar. Geçen hafta veli ev ziyareti yaparken köyleri ve kapanan okulları görme fırsatım oldu . Çok değerli köy öğretmeni arkadaşlarımın kendi elleriyle boyasını badanasını yaptığı okullar şimdi birer virane olmaya yüz tutmuş. Bu şirin okullar neden atıl durumda çürümeye bırakılsın? ki bununla ilgili hiçbir planlama yapılmadığı için kimse elini taşın altına koymuyor bile. Konuyu biraz araştırdım. Milli Eğitim'e bir proje sundum. Bu okulları birer köy kütüphanesine, yetişkin eğitim alanına dönüştürmek için "Sürdürülebilir Okur-Yazarlık Seferberliği" başlattım" dedi.
Projenin daha çok yeni olduğunu belirten Aynur öğretmen, "Her şey çok taze. Ve olabildiğince çok okuma sevdirecek yetişkin kitabına ihtiyacım var. Özellikle psikoloji, çocuk gelişimi, bahçecilik, tarım , roman vb. kitaplara; eski sayıları da olsa dikiş, hobi, bahçecilik, dekorasyon dergileri ve Atlas, National Geographic, Bilim Teknik gibi ufuk açıcı yayınlara ihtiyacım var" şeklinde vatandaşlardan destek istedi.   https://www.samsunhaber.com/samsun-haber/samsun-da-aynur-hocanin-sesine-kulak-verin-h39006.html

Çaycuma


Çocuklara sanat atölyesi
Çaycuma Belediyesi 3-16 Eylül tarihleri arasında 5-8 ve 8-12 yaş grubu çocuklar için sanat eğitim atölyesi düzenleyecek. Sonja Böhlender Tanrısever ve Esin Tanrısever’in eğitmenliğindeki atölyede İsveç çocuk sanat eğitimi yöntemleri ile eğitim verilecek